//-->

Facebookta Paylaş

gececi

erozyon

<<Geriye Dön
EROZYONLA MÜCADELE
 
Gezegenimizin eti olan toprak son derece yavaş meydana gelmesine karşılık son derece hızlı ortadan kalkabilmektedir. Bir parmak derinliğinde toprak tabakasının oluşması için, asırlar geçmesi gerekmektedir. Oysa olumsuz şartlar bir iki mevsimde bu tabakayı yok edip okyanuslara taşıyabilmektedir. Topraktan oluşan yerkabuğu, kendisini oluşturan bu tabakayı büyük bir hızla kaybetmektedir.
EROZYON:
 
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayına erozyon denir.
 
 
 
 
                                                     
ÜLKEMİZDE EROZYON
 
Erozyon, topraklarımızın yok olmasına sebep olan etkenlerin başında yer alır. Ülkemizdeki erozyon Avrupa‘ dan 12, Afrika‘ dan 17 kat daha fazladır. Ülkemiz topraklarının %14‘ ünde hafif, %20‘ sinde orta ve %63‘ ünde şiddetli ve çok şiddetli derecede erozyon tehlikesi mevcuttur. Sadece %3‘ lük kayalık alanlarda erozyon riski bulunmamaktadır.
 
 
 
 
 
Erozyon sonucunda toprağın verimi azalmakta, besin maddeleri yok olmakta, sular kirlenmekte, ürünlerde verim ve kalite düşerek büyük ekonomik kayıplar oluşmaktadır.
Ülkemizde erozyona bağlı olarak her yıl yaklaşık 500 milyon ton toprağımız kaybolmaktadır.
 
 
 
 
 
 
SU EROZYONU
 
Su erozyonu, erozyon çeşitleri içerisinde en yaygın ve en etkili olanıdır. Eğimli arazilerde, bitki örtüsünün zayıfladığı veya tamamen yok olduğu bölgelerde; yağmur damlaları darbe etkisi ile toprağın parçalanmasına neden olur. Neticede yüzeysel akışa geçen yağmur suları, toprak parçalarını sürükleyerek başka bölgelere taşır.
 
 
 
RÜZGÂR EROZYONU
 
Yeterli bitki örtüsü bulunmayan oldukça düz ve geniş arazilerde, gevşek yapıdaki kuru ve ince bünyeli toprağın şiddetli rüzgarların etkisi ile parçacıklar halinde yerinden oynatılarak, toz bulutları şeklinde yer değiştirmesi olayıdır.
 
 
 
  
 
 
 
 
Bitki örtüsü olan bölgelerde erozyon olmamaktadır.
 
 
 
 
 
 
ÇIĞ EROZYONU
 
Çığ; yamaç üzerinde toplanan kar kütlesinin, yeni yağan karlarla aşırı yüklenmesi veya yamaçla bağlantısının zayıflaması halinde, herhangi bir etki ile dengesini kaybederek dağ yamacından aşağıya doğru kayması ve yuvarlanması olayıdır.
Çığlar önlerine gelen engelleri tahrip eder, beraberinde toprak, taş ve ağaçları söker götürür. Bu şekilde meydana gelen aşınma ve taşınma olayına çığ erozyonu denir.
 
 
YERÇEKİMİ EROZYONU (KİTLE HAREKETLERİ)
 
 Kitle hareketleri, genellikle ayrışma ürünü olan ve sağlam kaya üzerine oturmuş bulunan örtünün, esas itibariyle yerçekimi etkisi ile küçük veya büyük kitleler halinde yamacın aşağısına doğru yer değiştirmesi olayıdır.
 
 
 
 
BUZUL EROZYONU
 
Yüksek dağlık arazilerdeki derelerde, çeşitli zamanlarda oluşmuş buzulların parça parça aşağılara doğru kayması sırasında, beraberinde moren (buzultaş) denilen çeşitli büyüklükteki materyal kitlelerini sürüklemesi ile meydana gelen aşınma ve taşınma olayına buzul erozyonu denir.
 
 
 
EROZYONU ÖNLEMEK İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER
 
- Erozyon riski yüksek olan, yetersiz toprak özelliklerine sahip, ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması, bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması,
 
- Yanlış toprak işlenmesi, yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi,
 
- Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi,
 
- Orman tahribatına son verilmesi, ağaçlandırmanın hızlandırılması ve orman yangınlarına karşı gerekli tedbirlerin alınması.
 
- Yamaç arazilerin, merdiven basamakları gibi kazılarak veya alçak duvarlar yapılarak teraslanması.
 
 
BİR AĞAÇ DA SİZ DİKİN.
 
BİR AĞAÇ DA SİZ DİKİN.
 
BİR AĞAÇ DA SİZ DİKİN.
 
BİR AĞAÇ DA SİZ DİKİN.


javascript:void(0);
free search engine submission