//-->

Facebookta Paylaş

gececi

dram siirleri


DRAM
Göçebe olduk be arkadaşlar!
Bu kaçıncı seyahat tekrarlanacak?
Durduğumuz yerde duramıyoruz
Kime söylemeli bunu ancak?

Yorulmamışsınız siz belli
Gülüyor bunlar hayret! Deli deli,
Bende arasıra katılıyorum onlara ki
Yalnız hissetmesinler kendilerini!


AŞK VE DRAM
gel öldür son bakış sende tükensin
götürüp gömsen de Hicaz çöllerine
kazdığın kuyuya diri diri gömmeden önce
bir melek şefkatiyle tut ellerimden

sadece bir kere sevdiğini söyle
bakmasan da gözlerimin ta içine
başını öne eğ ve titreyen sözlerinle
sadece bir kere sevdiğini söyle

bir mahkum parmaklıklar ardından nasıl bakarsa özgürlüğe
öylesine özlem dolu gözlerim, dalarken maziye
yokluğunun cennetinde sonsuz yaşatacağına
gel öldür son bakış sende tükensin

aşk değil mi ki sadece gece görülen bir rüya
yıldızlar gibi dökülüverir gün doğunca
ayakları çekilir düşlerin, gözyaşı düşer sonra
kalbini isteyemem senden asla


YASAYACAGİM
YAŞADIĞIM.........
ACI BİR DRAM
GÖNLÜME GİRİPTE
DOLAŞAN GÜLLERDEN
YAŞARKEN ÖĞRENDİĞİM
ZEHRİ AŞKTAN ALAN
ÖZLEMİ OLMAYAN
DÜNYAYA DOYMAYAN
YAŞADIĞIM ACI BİR DRAM

ÇEKTİĞİM ATEŞTEN
KALAN KÜLLERDEN
UÇUŞAN SAVRULAN
NEFES ALDIRMAYAN
YAŞADIĞIM ACI BİR DRAM
YÜREĞİ KEFENSİZ
ACISI SEBEBSİZ
YAŞADIĞIM ACI BİR DRAM


DAGİLMİS YASANTİLAR
dağılmış yaşantılar izinden
belleğini toplayan geçmiş
sürek bir acının içdenizi
o bildik soru onca kuşkuyu besleyen
nasıl bir çağrıydı, gittin

kırların, kentlerin yangınlarıyla gölgeli
alnında ertelenmiş aşkların gurbeti
yenik serüvenlerin özeti olan gülümseme
tren aşına aşına tüketir demir ırmağı
denizse çekerdi sularını taştığı kıyılardan

üşüyor gövdem ilerleyişinde
anlamına yaklaşan bir hançerin
seninle biz, ölümle yaşam arasına çizilen
her gün biraz daha
derinleştiriyor uçurumunu
adressiz bir dram

gittin koskoca bir boşluk ağdı
sağıldığın duruştan
portakal çiçekleri
kalabalık caddeler
ve hiç değişmeyen
hayatla dokunan zaman diriliği

köklerini bedeninden söken fikir
varlığını uçurumuyla saran umar
senin kadar yakışmazdı dünyaya hiçbir şiir
türkiye olan yüzünle dönüyorum
yokluğuna açılan her sokaktan


DOSTUM
Dostun bahçesinde ayrıklar vardı
Ayrığın dostuma zararı vardı
Temizledim bahçeyi ben ayrıklardan
Daha sonra dostum bahçeye vardı

Dosta layık bir dost değilim amma
Dostluğum zahirdir değil muamma
Postu deldirmeden dosttan geçemem
Dostluğum bütündür değildir yama

Dostum bana dedi gitme kal emi
Uzattım dostuma verdim kalemi
Yıkılmaz sevgimiz benden yana bil
Muhkem korumuşum sevgi kalemi

Pervane olmuşum Onun nuruna
Ne yüzle çikarım ben huzuruna
Girmezsem eğer Kuran havuzuna
Yuvarlanır giderim uçuruma


 


ACİ
Yitirdim aklımı bomboş artık
Bilmem ne dolduracak yerini
Çok sevdiğimede hasret kaldım
Yoktur ki onun dolduracak yerini.

Hasret kalmışım bende sevilmeye
Sevmek te suç oldu artık
Gül dikeni hoş olur derler sevene
Gülü bile koklayamaz oldum artık.

Deliye dönderdi yokluğu beni
Yanar bağrım haşlar bütün bedenimi
Aşk yüzünden mecnuna döndüm ben
Gelen giden artık taşlar beni...



YALAN BU SEVDALAR
Herkes hayatında bir kere mi sevdi
Birden fazla sevgiler büyütmedi mi
Bir hayalin peşinde giderken
Takılıp düşmedi mi

Anlamsız gözyaşlarını
Gecelere kurban etmedi mi
Bitmeyen bir şarkının
Son nakaratında bitti işte demedi mi

Bir sessizliği bin ayrılıkla bozmadık mı
Bir beyaz sayfanın üstüne
Kaç aşk yazılırdı
Kaç sevgili kendi günlüğüne imza attı

Kaç genç kız evlilik hayallerinden vazgeçti
Kim ilk aşkı ile evlenebildi
Hayalleri tarafından kimler satılmadı
Satılık aşk pazarında

Tezgahlara kimler sermaye olmadı
Bir yağmurda beraberce kaç aşık ıslandı
Bir parkta bir bankta gün batımını kim izledi

Sevdiğinin kollarında...
Sessizce gözlerine dalmadan adını anmadan
Görmeden , dokunmadan
Özlem hamurunda kim yoğurdu aşkını

Aşkın son damlasında...
Kim sevebildi kirletmeden
Ayrılık görmeden
Acıyı tatmadan

Yüreğine kaç kişiyi sığdırabilir bir seven
Yalan değil mi şimdi sevgiler
Yalan değil mi bu aşklar
Yalan değil mi dünya
Yalan olmuyor muyuz biz bu durumda.
javascript:void(0);
free search engine submission